ARA

Exen

Bir Fahişe

Exen
İLETİŞİM

exen@birmilyonfikir.net

….uzun uzun günlerden sonra bir gece…

 

Bir adam…

Bir otelin kapısında son sigarasını içine çeke çeke tüketmekteydi…yağmur usulca yağmaya başladığı an adamın gözünde çok eskiden izlediği siyah beyaz dedektif filmleri geldi…

 

İçini çekti..gençliğini anımsadı.pek de yaşlı sayılmazdı oysa…otelin karşısında oturduğu bankın kenarında ona bir sokak iti eşlik ediyordu.titreyen sırtı ılık ılık ciğerlerinden yükselen hırıltıyı daha da belirgin bir hale getiriyordu.

 

Adam sigarasından sonkez çekti içine bir duman angaryasını…ayağa kalktı..fotr şapkası yağmuru alıyordu içine fakat seviyordu bu delikli şapkasını…elinin bir ucuylaşapkasını düzeltti…ceplerini yokladı..göğsünü şişirdi ve otele yöneldi…

 

257numaralı odayı aramasını istedi resepsiyondan..aradılar ve adamın beklendiği haberi geldi.3.kat sağdan 4.oda…

 

Adam asansör yerine merdivenleri tercih etti.3.kata geldiğinde eliyle yapmış gibi buldu odayı.ne sağa baktı ne dördüncü odaya…kapıyı tıklattı iki kez..içerden kibar bir kadın sesi buyurun dedi..

 

Açtı kapıyı sol eliyle yavaşça…

Odada klasik bir 3.sınıf otel odasıydı işte.uzun bir yatak fazla geniş olmamakla beraber…

 

Kenarda küçük bir koltuk..rengi solmuş perdeler…güneşten sararmış yatak çarşafı..yerde sökük bir halı…ve ekranı toz duman içinde bir televizyon..en dipte ise içi boş olan ve çalışmayan bir mini dolap…

Geleceğini biliyordum..dedi kadın adamın odayı süzen gözlerinin istikametini değiştirebilmek için..

Bildiğini biliyorum dedi adam usulca…

 

Kadın siyah dalgalı saçları ve kıpkırmızı dudaklarıyla uzandı yatağa…siyah dizüstü bir gecelik vardı üstünde satenden…dantelliydi göğüs kısımları..ve göğüsleri çok alımlıydı..eğer bir silah olsaydı herkesi öldürebilirdi göğüsleri..belki bir peygamberi bile…güzelliğinin getirdiği ilgiden dolayı daha 14 yaşındayken çözmüştü erkek adamları…bir mahalle piçinin altında yanmıştı iki bacağının arası..o günden bu yana asla soğumamıştı orası…her gece başka bir yerde,başka biriyle sabahlamaya alışmıştı.hayatından memnun gibi gözükmeye çalışsa da daha az önce sildiği akmış rimellerinin izi yol yol duruyordu yüzünde…ve daha on dakika önce giden adamın attığı tokat izleri sol peçesinde…

 

Uzandı kadın yatağa..adama döndü davetkar bir tavırlara..

Ne yapmaya çalıştığını anlamıyorum biliyor musun?

Saçlarıyla oynamaya başladı…

Evet iyi bir adamdın..bilmiyorum hala öylemisin..gitmekte haklı mıydın?onu bilmiyorum işte.kalsaydın ne değişirdi o da bir muamma..ama hak etmedim ben bunları.beni tanıdığında da böyleydim,yüzümden önce gördün bacak aramı,oysa suçladın beni,ezdin geçtin…fahişelikle suçladın..evet öyleydim..fakat bunu bile bile geldin…

 

Sus..dedi adam..seni dinlemek için gelmedim.sabahlara değin ağladığını biliyorum..bir fahişe olmaktan gurur duyduğunu söyleme bana sakın…seni kurtarmak istiyorum dedim…izin vermedin..

 

Kadın sustu…komodinin üstünden paketini aldı.ince bir sigara çıkardı.filtresine taktı..ve dolgun dudaklarını uzatarak sigarayı çektiiçine..adam bir elini pencereye dayadı..yağmuru izliyordu..kadının bir iç çekmesiyle irkildi.camdan gerisine yattı.bacaklarını gördü kadının..biri dümdüz diğeri ise yukarı doğru kıvrılmıştı..sırtını karyolaya dayamış elindeki ince sigarasıyla gayet şehvet kokuyordu kırmızı dudakları…

Sen dedi kadın..

Sen!

Yabancıydın..hayatıma girdin..seni sevdim..ama gittin haber bile vermeden..küçük gördün beni,dışladın,oysa beni bir cami avlusunda değil yol kenarında tanımıştın.sana bana aşık ol demedim..bunca yıl sonra gelmiş hala beni kurtarmaya çalısıyorsun..ne değişir?zaten yaşanabilecek her şeyi yaşadım..bedenimi geç,ruhumu sattım..delik deşik içim..nasıl saracaksın bu yaraları nasıl?

Kadın hıçkırarak ağlamaya başladı.o kadar belliydi ki gözyaşlarının sınırda beklediği.inanamadı bu kadar doğal ağlamasına.bir bebek gibi ağlıyordu,savunmasız,maskesiz…

Nasıl düzelir nasıl nasıl…

İki dakika arayla tekrarlıyordu kadın bu sözleri…ve yayılıyordu odaya tükürükleri..adam şapkasını çıkardı..kadının yanına oturdu.ellerini tuttu..sıcacıktı…

Kadın adama baktı..gözlerine..bilmem kaç sene sonra bakıştılar gözgöze..ikiside biliyordu…ne adam unutabilmişti onu,ne kadın onun tadını alabilmişti bir başkasından..

 

Bak bana dedi adam..

Seni kandırmaya gelmedim..ellerinden tutmaya geldim..zavallı olduğunu söylemek,seni acizmişsin gibi hissettirmek için değil..seni kurtarmaya geldim…

Kadın açmaya çalıştı adamın kabanının düğmelerini..biraz sonra adam sadece atletliydi..kadının tavırlarına itiraz etmedi,çünkü unutmamıştı,biliyordu bu hissi..birazdan bir erkek gibi hissetmeyecekti kendini,bir tanrı olacaktı güneşten sıcak…

Kadın soydu adamı…kollarını sırtına doladı..dudağını ise boynuna yapıştırdı..nefes alışı tıpkı boğulmak üzere olan biri gibiydi..adam kavradı kadını sırtından..boynunu okşamaya başladı daha sonra..göğsüne indi elleri..kadının kalbi ürkekti,minikti…

 

İnadına ağlıyordu kadın ve inadına öpüyordu..adamın boynuna değen her damla gözyaşı biraz daha tahrik ediyordu..kadınsa titriyordu her öpüşte..en sonunda yorgun dudaklar birbiriyle buluştu…adam kadını soydu,omurga kemiklerini okşamaya koyuldu..kadınsa iyice tatminkar bir tavırla uzandı yatağa tekrar..ve adamda…öptü,öpüştüler…

Kadın adamın sırtını tırnaklıyordu hırstan,zevkten..

Evet dedi yalan söyledim.asla mutlu değilim..düzelt her şeyi sevgilim..kurtar beni…

 

Adam siyah dalgalı saçlar arasında gezdirirken ellerini ve tadına varmaya çalısırken sol göğsünün kadının,

Korkma dedi usulca,nefesini kadının göbeğine indirerek..seni kurtarmaya geldim…

Biraz süre sonra adam yorgun düşmüştü…kadınsa omzuna başını dayamıştı adamın…sıkı sıkı sarılmıştı..

Seviyorum seni dedi adam…

Yuva kurabiliriz…evlenebiliriz.artık gitmem gerekmiyor.artık gurur gerekmiyor.artık bir fahişeyi sevdiğim için utanmıyorum.anlııyor musun?artık boynundaki morluklar beni kızdırmayacak…artık onlar olmayacak..tertemiz olacağız,sevgimizin nehrinde yıkanıp arınacağız..göreceksin,güzel olacak…

Kadın ağır ağır ağlıyordu..peki dedi…

Sabaha kadar uyudular sanki…sanki birkaç saat değil bir ömürdü,bir saniye 100yıl demekti..gecenin ortasında pencereden vuran ay ışığıyla beyazlaşıyordu kadın..ve adam ömründe doğru bir şey yapmış olmanın verdiği güvenle kadınının omzunu okşuyor,saçlarını öpüyordu…

Bir silah sesi..

Tek el ateş…

Uyandı adam..

Kadın yanında yoktu..

Komodinin üstünden alıp hemen cebini yokladı,silahı yoktu..

Banyoya koşturdu..

Ve işte o melek,

Şeytanlarca tecevüze uğrayan o küçük kız…

Yerde yatıyordu,tam alnının ortasından kendini vurmuş olarak…

Ve aynanın önünde bir de kağıt…

 

sevgilim,

Gelişin benim için neler ifade etti bilemezsin…geldiğinde önemsemiyormuş gibi görünmeye çalıştım,oysa sabaha değin düşündüm..senin kollarında kendimi bir melek gibi hissettim…

Şeytanlarca tecavüze uğramış birmelek..bir küçük kız..gözyaşlarım bile siyah akmaya başlamışken,dün gece bembeyaz ağladığımı fark ettim..

Bu sabah uyandığımda sen uyuyordun,yorgun kederli..

Benimle ömrünün tamamlamak için verdiğin kararda çok düşünmüşsün belli..gittiğin yerde acaba bu gece kimle diye düşünmekten kırışmış alnın,fark ettim…

Ayrıca hala benim öğrettiğim gibi öpüşüyorsun,hissettim..

Sevgilim,

Sana ne çok zarar verdim…

Gittiğin sabah uyandığımda kendimi bomboş hissettim..emeklemeye bile korkuyordum..ama sonra elimden tuttu tecavuzculer…ve dokundular tek tek yaralanmış kalbimin üstüne…

Beni almak istiyorsun ama gelemem,

Senin tertemiz hayatını mahvedemem,

Geçmişim beni bırakmaz asla…

Sevgilim,

Hayatımda canımı yakan bu alın yazısını yakıyorum şimdi..asla yaşanmayacak tüm kötülükleri siliyorum hafızamdan…yıkandım demin..keseledim kendimi..biraz da ağladım,mühim değil..sana baktım,uyuyordun..melektin..gerçek bir melek..kapattımm gözlerimi…

Kendime yalan söyleyebilirim ama sanma asla…

Kötü yazım,fena kadınlığım bulaşmasın masum hayatına..

Vasiyetim,

Temiz bir kız bul kendine..çocugun olsun,

Beni sevdiğin kadar hatta daha fazla sev o kadını…

Ama beni öptüğün gibi öpme..

Bir kadın,bir adamın dudağından anlar geçmişindeki yaraları…

Fahişelerin de gururu olur sevgilim,

Gittim sanma,arkandayım,aynadayım…seni izliyorum hep izliyor olacağım..

Seni sonsuza dek seveceğim…!

Adam gözyaşlarını sildi..arkasına döndü…

Aynaya dayadı dudaklarını…

Uzun uzun nefes aldı..

Kapattı gözlerini..

Ve barutun keskin kokusu tekrar yayıldı odaya..

Tek el ateş..

Üst üste iki beden..ikisi de birbirinden yorgun..

Aynada buluştular,el ele tutuştular,

Öpüştüler

Ve nefes olup,

Birbirlerinde karıştılar…..

Nokta!

Bu yazı 26 Mayıs 2008 günü saat 00.03 civarında yazılmış olup, 559 kez okunmuştur ve 30 yorum almıştır.

Yazarın Önceki Yazıları

Yazarın diğer yazıları

Bu Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. m.halit salihoğlu demişki:

    roman mı yazmaya çalıştınız bilmiyorum. tuhaf tasvirler var. konu güzel. Edebi bir üslupla anlatmaya çalışıyorsunuz. fakat tasvir yaparken sırf tasvir olsun diye gerekli gereksiz anlatımlar var. zor b ir iştir tasvir yapmak öyle oturup yazmakla olmaz. önce yaşayacak sonra yazacaksınız. her türlü perspektifi tanımak lazım. Romanımsı bu yazınızda acemice tasvirlerinizin gelecek yazılarınızda mükemmeleşmesini dilerim. buda dediğim gibi tasvir ettiğiniz her şeyi deney adeta deney yaparak tanımalı görmeli ve hissetmelisiniz. ozaman bu yazdıklarınıza gülersiniz. ben romancı, edebiyatçı falan değilim. yalnızca okuyucuyum.

  2. Emel demişki:

    güzel bir öykü. etkileyici. elinize sağlık
    ama fazla uzun olmuş. daha öz tutulsa daha vurucu olsaydı diyorum

  3. exen demişki:

    tskkrler eleştirilere…dikkat ederim bir sonrakılere…ben uzun olana yazıları severim…kısa yazmak adetim değildir…gerekli gereksiz her ayrıntıya takılrıım.belki kusurumdur ama ben buyumdur…iyi olmayabılır kötü de denebilir…ama ben begenmişimdir…

  4. m.halit salihoğlu demişki:

    eleştirileri tebrik etmişsiniz ama kızdığınız belli. bu konuda insanlara kızmaya hakkınız yok. milyonlarca insana yazınızı servis ediyorsunuz okumaları için. insanlar geçiyor bilgisayarın başına ve okuyorlar. tabiki böyle bir platformda yazılan yazılardan istifade etmek isteyecekler ve daha iyi yazıların yazılması için ortam hazırlayacaklar. bu doğal bir süreçtir. siz bu doğal sürece tahammül edemiyorsanız zaten kendiniz yazmayı bırakırsınız. Ama bence eleştirileri okuyun, uygulayıp uygulamamak sizin tercihiniz.

  5. güneş ışık demişki:

    BİR RESİM KONMUŞ KÖY MEYDANINA ALTINDA BİR YAZI BOZUK YERLERİ ÇİZİN…RESİM ÇİZİLE ÇİZİLE DÜZGÜN YERİ KALMAMIŞ…SONRA DİĞER GÜN AYNI RESMİN ALTINDA BAŞKA BİR YAZI BOZUK YERLERİ DÜZELTİN…KİMSE DOKUNAMAMIŞ BİLE..BENCE YAPICI OLMALI ELŞTİRİ ACIMASIZ VE CESARET KIRICI DEĞİL…

  6. güneş ışık demişki:

    PARDON YORUM YAPMAYI UNUTTUM BU ESNADA…BEN ETKİLENDİM GÜZEL OLMUŞ EDEBİ BAKACAK TECRÜBEM YOK O NEDENLE SADECE KONU OLARAK ANLATIM OLARAK GÜZEL DİYORUM…TEŞEKKÜR EDERİZ…

  7. m.halit salihoğlu demişki:

    hangi eleştiri kırıcı anlamadım. en yıkıcı eleştiri gerçeklerin gizlendiği eleştiridir. arkadaşın istikbaliyle oynamayın lütfen

  8. exen demişki:

    ben eleştiriye açığımdır.olumlu eleştiriler benı şımartmadıgı gibi daha fazla dikkat etmemi söyleyen eleştirilerde yazma istegimi azaltmaz..az önce uzunca yazmıstım ama tam gönderd erken netten düştüm…gitti yazdıklarım…aynı cümleleri tekrar yazmak zor ama neyse…şunu söyleyeyım bu öykü değildir.roman denemesi de değildir..bunun yazılması gerekıyordu..1 sene olmustur sanırım kaleme alınalı…gece 5 te uykumdan uyandım ve sanırım yarım saat gıbı kısa bir sürede yazdım üstelik el yazısıyla.bu upuzun bir düşüncenın son sahnesi idi..ordakı fahişe ne gercekten fahişe ne de ölüm gercekten ölüm..sembolist bir yazıdır…karışıktır..insanda iç güdü yoktur derler ama ınanaın tamamen öyle bir yazıdır bu…benim yazış şeklim budur..ama iyi ama kötü..ben buyumdur derken umursamaz bir ifadeyı kastetmemiştim…
    ayrıca yazıyı okurken cok kez farkettım..cumlelrde öğe eksıklıklerı var.yazarken bozuk drmuyor ama okurken farkediliyor…ayrıca eleştirinizin kırıcı oldugunu düşünmüyorum ama sadece bir kaç yazıya bakarak da tüm kalemi silip süpürmek akıl karı bir durum değil…ayrıca kızmadım..aksine mutlu oldum…önemsenmek güzeldir…dikkat etmek için söz verebilirim ama çok da buyuk bir değişme göstereceğimi söyleyemem..ben benı okuyan ve ya okumayanlarla mutluyum kısacası..ama tekrar söylüyorum tesekkur ederım..yazdıgım yorumda kızmak veya önemsememek gibi bir anlam yoktu aslında..öyle anlasıldıysa kusura bakmayınız..saygılar
    güneş: bir edebıyatcı gözüyle bakmaman guze..cunku ben de edebıyatcı değilim..yazmak ıstedım yazdım…sevgiler sana…

  9. exen demişki:

    bu arada bana yazmayı bıraktıracak tek bir güç var bu hayatta..hayatımda..o da kelimelerimin tek sahibi…o yuzden endişelenmeyin..öyle bir niyetım yok::)

  10. exen demişki:

    fazla uzun mesaj atım atım ama m.halit..sizden küçük bir ricam olsun o zaman..nefret adlı bir yazım var burda..onu da vaktiniz oldugunda okumanızı ısterım..tahammul edebılırsınız sanırım:)

  11. m.halit salihoğlu demişki:

    Sayın exen yazınızın tamamını okudum. Türk milleti kendi içinde bir takım değişimler geçirmiştir ve bu değişimlerde daima yabancı etkisi hakim olmuştur. ben yabancı tesirine kapalı bir insan değilim ama kendi kültürüme de saygılıyım. bakın bizim şiirimizin hece ve aruz diye iki kalıbı bulunmakta idi. kalıp demek üslup demektiir, düzen intizam demektir. bir süre sonra serbest nazım ortaya çıktı. bence serbest nazımın çıkış noktası batı dillerinden yapılan nesir yada nazım tercümelerinin olduğu gibi alınmasından veyahut taklid edilmesinden kaynaklanmıştır. batılılar gibi yazma arzusu bu akımı doğurdu ve inanın bana ben pek çok serbest şiirin şairininde ne anlatmak istediğini bildiğinden şüpheliyim. çünkü usul yanlış, kaynak yanlış. yüz yıllar geçse de yunusu, karacaoğlanı anlıyoruz. fuzulide de serbest nazımdaki gibi yabancı etkisiyle ağdalı dil kullanma merakı vardır ve bunun dilimize pek de hoş şeyler miras bıraktığını sanmıyorum. fuzuli bir dehadır, saygım vardır. ama Türkçeye de sahip çıkmak ve yunus gibi karacaoğlan gibi gelecek nesilleride düşünmek ve geçici özentilerle lisana ve üsluba işkence etmemek lazım. yazma arzunuza ve ihtiyacınıza inanın saygı duyuyorum. fakat yazmak bir sanattır, bilimdir, kutsaldır. ve kuralları, gelenekleri vardır. OLMALIDIR. Hakkı söylemek haktır ama her hakkı söylemek hakkın değildir demiş şair. uykunuzu bölüp yazdığınız karalama ile yürümez yazma işi. Yazının ruhuna, estetiğine ve kutsallığına aykırıdır. Nefret isimli yazınızda da karmaşık duygular var. KArmakarışık, bu karmaşayı siz yaaratıyorsunuz. Neden mi. Kalabalıkta kaybolmak isteyen bir inasan misali, sözlerin ifadelerin karmaşasında kaybolmaya çalışıyorsunuz. zannederim gençsiniz ve orjinal birşeyler ortaya koymaya çalışıyorsunuz, özeniyorsunuz. Karmaşanın, farklılığın ve aşırılığın sizi ilginç kılacağını biliyorsunuz. özenti merakı milletimize çok büyük değerlerini kaybettirdi malesef. yüz yıl önce de sizin gibi hareket eden insanlar vardı. sizin gibi yazmaya çalışan binlerce insan var Türkiyede. Düşünceleriniz karmaşık, üslubunuz yok, kelime dağarcığınız gelişmeye muhtaç. size tavsiyem kitap okuyun ve yazarken bir amacınız olsun. insanlarla paylaşırken neyi paylaştığınızı bilin. insanlara saygı göstermek kendinize de saygı göstermek demektir. Kelimeleri, cümleleri ve terkipleri sallaya sallaya, nereye çarptığına bakmadan, gelişi güzel yazmak, hip hop yapmak gibi bir şey. aklınıza geldiği giib söylemek. Hip hop yapanlarla aşıklık geleneğimizi karşılaştırırsak, aşıklıktada aklına gelenleri söylemek vardır ama bir tarz, bir üslup ve sınır söz konusudur. ama hip hopta bu yoktur. Hip hop bize neyi gösterir size söyliyeyim. bu Batı kültüründeki sınırsızlığı,terbiyesizliği ve gelenekten yoksunluğu gösterir. aruz vezni hece vezni, söz söylemedeki üslup ve nizam da doğu medeniyetinin terbiye, nizam, intizam, haddini bilme ve gelenekleri olma özelliklerini yansıtır. bir geleneğe ve sınıra sahip olmak neyi ifade eder. şunu: Batı medeniyeti her türlü savaşta hasımlarının kadın erkek, yaşlı, çocuk demeden katli sayesinde bu günkü zenginliğine ulaşmıştır. sınırsızlık ve hedefe ulaşmak için her şeyi mübah görmek ve hiç bir geleneğe ve vicdana sahip olmamak birinci dünya savaşı ve kurtuluş savaşı dönemlerinde kundaktaki çocuklara dahi kıyılmasına neden olmuştur. bunu doğu değil batı toplumu yapmıştır. Doğu toplumunda ise geleneksel olarak sınırlar vardır. Eman sistemi diye bir müessese gelişmiştir Osmanlı İmparatorluğunda. Eman dileyenin her türlü güvencesinin temin edilmesi. Ama bu gün dahi Avrupa diplomasisi yalanla ve fırsatçılıkla diplomasi yürütüyor. Bosna hersekte kaç kadına tecavüz edildi, kaç bebek annesine kıyma yapılıp yedirildi, kaç bosna gencine ayakkabısının içinden sırp askerleri tarafından pisliği yedirildi? doğu Türkistanlı kadınların bellerinden aşağısı çuvala koyulup, içine aç kedilerin koyulup dövüldüğünü ve bunların Ruslar tarafından Çinlilere öğretildiğini biliyor musunuz. Şair demiş ki İmanın şartı olsaydı yedincisi haddini bilmek olurdu.
    bu nedenle sınır, nizam, intizam gayet önemli şeyler, kelimeleri savurarak yazmak disiplinsizlik nedeniyle ortaya çıkar ve hiç bir manasıda kalmaz, buharlaşır gider. niyetim, sizi kırmak değil ama toplum olarak zaten yeterince dejenere edildik, edilmeye de devam ediyoruz. Rica ederim amacımız olsun, hedeflerimiz, gayemiz olsun. üslubumuz olsun, Disiplinli olalım. inanın bana çok mutlu olacaksınız.
    not. kimseyi kırmak istemiyorum. birmilyon fikir sitesinde ben de fikirlerimi paylaşmak istedim. exen kardeşime yazı hayatında başarılar diliyorum. söylediklerimi sen değerlendir. dünya senin dünyan. ben sadece başka bir açıdan baktım hadiseye. ben de fikirlerimi tam olarak toparlayamamışsam özürdilerim. son sürat düşünmeye ve yazmaya devam. düşündükçe ki bilgi sahibi olmadan kesinlikle düşünme, daha iyi şeyler ortaya çıkartacakısn. yeni ufuklar temennisi ile. BU BAHSİN KAPATILMASINI RİCA EDİYORUM. BUNDAN SONRA YAZILANLARA CEVAP YAZMAYACAĞIM. FİKİR SERDEDİLMESİ AMACINI AŞMAMAK İSTİYORUM. KOLAY GELSİN

  12. exen demişki:

    saolun.bende uzatma taraftarı değilim ama şöyle belirteyim.dünyanın gerçeklerini görebilen yalnızca siz değilsiniz.bende bu dünyadayım ve belki tarif ettiğinizden çok daha fazla pislikle kartşılastım…ben kırılmam onu aklınızdan geçirmeyin..benden hoslanmayanlara içerleseydım nefes alamazdım.sadece sızdeki kapalılığı anlayamadım..bence bıraz yenıye acılmalısınız…turkçenin yabancılasmasına elbet bende karşıyım ama düşüncelerin yozlaşması benle alakalı değil..kaldı ki bence siz ne yazacagınızı önceden belirliyorsunuz…benım yazdıklarım laf kusması değildir.yazılsın dıye yazılan seyler değildir..SİZ begenmemiş olabaılırsınız SİZ hoslanmamaıs olabılırsın ama SİZ hoslanmadınız dıye ben yazdıklarıma kötü diyemem..narsistimdir..evet! çünkü bir şeyin iyi oldguna inanaırsam laf ettırmem..uykumdan kalkıp yazdım lafını uykulu yazdıgınız belli imasına getırebılıyorsanız ben daha ne dıyebılırım ki size? serbest ölçünün anlamsızlıgından bahsedıyorsunuz..bence bu sizden kaynaklanan birşey..ya hayatınız cok klasık ya da düşünce sisteminiz..siz nazım hikmet ten özdemir asaf dan birşey anlayamıyorsanız: bana senı anladım demeniz zaten bi nevi küfür olurdu…cidden bu bahis uzamasın..yazılarım: altında sohbet penceresi açılacak simgeler değildir..saglıcakla kalın..

  13. m.halit salihoğlu demişki:

    ben düşünce kalıplarına değil düşünce sistemine sahibimdir. Değerlerime zarar veren yeniliklere de kapalıyımdır. ama ülkem için, milletim için, mefkurem için faydalı her türlü yeniliğe de gayet açığımdır. bizi AB’ye neden almıyorlar biliyor musunuz. siz şimdi diyeceksiniz ki senin gibiler yüzünden. Hayır değil, onlar da benim gibi düşündükleri için, yani kendilerini korumak için, kültürlerini doğu kültürüne açmamak için.
    serbest nazım adı altında düşünce ve özenti yobazlığı yapanlara sonuna kadar karşıyım. Laf kusması tabirini çok iyi kullanmışsınız. evet yazdıklarınız tam anlamıyla bu bence. tartışmanın uzaması umrumda değil. fakat siz benim yazdıklarımdan tek satır der almadıysanız bunu da anlarım. Yenilik adı altında her şeye özenmek, her klasiği yok saymak yoluna gidiyorsunuz sanıyorum. unutmayın bu milletin de değerleri var. medeniyeti doğuran yalnızca nazımın hayran olduğu batı veya rusya değil.

  14. exen demişki:

    İmanın şartı olsaydı yedincisi haddini bilmek olurdu. böyle demiştiniz önceki yorumunuzda…bence aynaya bakarak söylemelisiniz bunu…bu milletin değerleri sizin tekelinize kalmadı.rahat olunuz..cevap yazmayacagınızı söylemiştiniz…ama dayanamamışsınız belli..neden dönüp dolanıp buraya geliyorsunuz?sayfaya bakıp cevap yazacak birşey arıyorsunuz?? kendinizi dünyanın merkezi veya çok birşey bilen biri sanmayın..öyle olsanız bile öyle sanmayın..bana söylediğiniz isimler büyük isismlerdir..fakat okumuş olmak meziyet değildir.asıl zahmetli olan anlayabilmektir…ama büyüklük bende kalsın..yine son sözü siz söyleyin..yalnız kaale alıpta cevap yazacağımı sanmayınız efendin..saygılarımla!

  15. m.halit salihoğlu demişki:

    tıpkı sizin gibi ben de kendimi dünyanın merkezi sanıyorum. öyle olmasaydım insan olmazdım. Tabiki okuyorum ve biliyorum. benim için yeniden yazmak sorun değil her zaman cevap verebilirim. vereceğim de. YApmanız gereken çok basit. Sallamayın yeter.

  16. exen demişki:

    tam isabet:);)

  17. m.halit salihoğlu demişki:

    kesinlikle

  18. exen demişki:

    lütfen artık benim yazım olan pencereyi kapatınız.

  19. m.halit salihoğlu demişki:

    tamam, tamam, son 3 yorumu yeniden okudum kontrolsüz ifadelerim var kusura bakmayın. BEYAZ BAYRAK
    BEYAZ BAYRAK
    BEYAZ BAYRAK
    BEYAZ BAYRAK
    BEYAZ BAYRAK
    Yazılarınızı özellikle takip edicem. Ama eleştiririm.

  20. exen demişki:

    :)eleştiriye açığımdır;)

  21. m.halit salihoğlu demişki:

    Hasan C. nin yazısını okudunuz mu, bazı yönleri hariç çok beğendim mesela, o yazarı okuyun bence, düşüncelerini iyi toparlıyor, sizin yazınızdan da bahsetmiş. diğer yazılarını okumaya fırsat olmadı size yazmaktan ama. Bu gün ne kadar çok vaktimi aldı bu iş benim. bu yorum işine de ilk kez giriyorum itiraf edeyim. sizinle olan tecrübemden sonra bir daha cesaret edemem sanıyorum yorum yapmaya falan…. Yani her yazar bir günümü alırsa işin sonu gelmez. o yüzden sonsuza kadar ELVEDA…..

  22. exen demişki:

    zevkliydi yahu. ilk baştaki azminiz nereye gitti? bence buraya uğramalısınz. sitede beğenebilceğiniz pek çok yazar var. dedğiniz yazıyı okudum. dediğim gibi benim yazım sembolist o ise gercek. size yapabilcegim tek tavsiye biraz daha dolu tarafından bakmanzdır. saygılarımla..

  23. exen demişki:

    .:) gülE gülE yinE bEklEr im. biaz daha orjinal vE objEktif o lmanz şar t ı ilE

  24. sevda odabaşı demişki:

    bence sızı bu sekılde elestırenler kıskandıgı ıcındır bu tarz yazıları herkes yazamaz.ben cok begendım devamını beklerım.sızı elestıren arkadasların yazılarını gorelım onlar neler yazmısta sızı boyle elestırebılıyolar…???

  25. m.halit salihoğlu demişki:

    bence sizi bu şekilde eleştirenler…. diye başlamışsınız. benim yukarıda yazdığım yorumdaki bilgiler dahi sizin ufkunuzu açmaya yeter sayın sevda odabaşı. ozanaman erkan bal’ın Hasan c ye yaptığı yorumu okuyun ve benim sayın exen”e yaptığım yorumun ne kadar yapıcı ve yönlendirici olduğunu görün. bu platformda insanlar fikirlerini paylaşıyor. çocuklar parkta oyun oynarken kardeşini yabancı çocuklardan korumaya çalışan küçük kız refleksi ile hareket ediyorsunuz. hiç gerek yok bunlara.

  26. güneş ışık demişki:

    SAYIN M.HALİT SALİHOĞLU ÖZELLİKLE SUSTUM…sİZ SANIRIM HASAN C.Yİ İDOLÜNÜZ ALMIŞ VE ONUN ELEŞTİRİLERİ GİBİ ELEŞTİRMEK İSTEMİŞSİNİZ…ARKADAŞIM GÜZELLİK İYİLİK HOŞGÖRÜ YAPICI ELEŞTİRİLERİN SUYUMU ÇIKTI DA AĞIR ELEŞTİRİLER KELİMELER KULLANILIYOR…SEVGİ DE BİRLEŞMEK EL ELE TUTUŞMAK VARKEN KIRCILIK YIKICILIK NİYE..BURAYA KÜLTÜRLÜ OKUMAYI AŞMIŞ YAZMAYA BAŞLAMIŞ GÜZEL İNSANLAR VAR DİYE KATILDIM.AMA BURADADA SAVAŞ VE HIRPALAMALAR..ELEŞTİRİLERİNİZİ OKURKEN OFFFFFFFFFF DİYEREK GÖZLERİMİ KAPADIM..LÜTFEN HUZUR HOŞGÖRÜ TEBESSÜM SEVGİ İLE YAPALIM ELEŞTİRİLERİ..BURDA HİÇBİRİMİZ ROMANCI YAZAR VEYA ELEŞTİRMEN DEĞİLİZ..ONLARI TAKLİTDE ETMEYE ÇALIŞMIYORUZ SADECE PAYLAŞIYORUZ…

  27. Emel demişki:

    eleştirim kırmamıştır umarım, bakayım ne cevap yazmış diye bir açtım sayfayı
    o hooooo neler olmuş neler!
    neyse ben kaçtım:)

  28. m.halit salihoğlu demişki:

    offff
    valla ben de sıkıldım. baştan iyiydi ama, artık gerçekten sıkıldım. herkes hayal dünyasında yaşıyor hem niye herkes birilerini savunuyor anlamıyorum. exen ne güzel cevap veriyordu bana ve gayet güzel şeyler çıkıyordu ortaya. birbirinizi poh pohlamaktan vazgeçin. . gerçekler söylenincede ateş püskürmeyin. OKUMADAN YAZMAYA DA KALKMAYIN bence. hata yaparsınız.
    not. yukarıdaki isim rümuzumdur. artık başka bir rümuzla yazıcam yorumlarımı. suyunu çıkardınız. tabi benimde katkım oldu.

  29. erkan demişki:

    Yazarın hoşgörüsüne sığınarak yorumlarda adım geçtiği için bir kaç cümle sarfedeyim. Öncelikle yazmak yürek işidir. İyi kötü yüreğini burada bizlere açan kadın ve erkek her kalem erbabı öncelikle tebrik edilir. İkincil olarak kalem erbabı da eleştirinin geleceğini bilir, hatta biraz da bekler onu. Neticede eleştirilmemek, dikkate değer bulmamak gibi de algılanabilir.
    Mutlaka eleştiri yapılan platformlarda değişik bakış açıları olacaktır. Ancak bildiğimce burada herkesin herkesten öğrenip alacağı birşeyler olduğu gibi, hiç kimsenin de hiç kimsenin öğretisine ihtiyacı yoktur. Bu anlamda aslolan yazı sahiplerinin bizlere sunduğu tadı, acıyı, hazzı alabilmek, bazen de kelime oyunları, gizli vurgular ve söylemeden söylemek istedikleri algılamaya çalışmaktır.
    Doğrudur. Meyva veren ağaç taşlanır. Yine doğrudur her taş yerinde ağırdır ve yine doğrudur ki atılan her taş bir hedefe vurur ve vurduğu yeri acıtır…

  30. m.halit salihoğlu demişki:

    ya erkan abi beni yanlış anlıyorlar. allah aşkına daha önceki yorumlarımı oku, hiç kırıcılığım var mı. bilgi vererek durumu izaha çalışmışım. ama insanların hemen savunma moduna geçmesine sinir oluyorum. ben saldırmıyorum ki, barış, kardeşlik falan denilmiş, ben exen’e kardeşim demişim dikkat edilirse. hırpalamak niyetinde olsam taş gibi laf söylerim ama öyle değil, çok müdahale oldu ve tadı kaçtı inan bana.